top of page

Kendinle Yeniden Bağ Kurmak İçin

Dinlenme
Durağı
İrem İncesu'nun Blogu
Ara


Mindfulness Köşesi: Dört Anlaşma ile Kendine Dönme Pratiği
Dört Anlaşma yalnızca okunacak bir kitap değil; günlük hayatta uygulanabilecek sade bir farkındalık pratiği olabilir. Özellikle ilişkilerde tetiklendiğimiz, bir mesajı fazla düşündüğümüz, birinin davranışını kişisel algıladığımız ya da kendimizi suçlamaya başladığımız anlarda bu dört ilke bize küçük bir duraklama alanı açabilir. Aşağıdaki pratikleri gün içinde kısa kısa uygulayabilirsiniz. 1. Sözlerini Fark Et: Kendine Ne Söylüyorsun? Bir olay yaşadığında önce iç sesini dinle

İrem Çekiç İncesu
26 Tem3 dakikada okunur
İlişkilerde Beklenti, Gerçekçilik ve Ortak Alan Kurmak
Sevdiğimiz insan, bizim değer verdiğimiz her şeye aynı heyecanı duymak zorunda mı? İlişkilerde bazen farkında olmadan şöyle bir beklentiye girebiliyoruz: “Benim sevdiğim şeyi o da sevsin.” “Benim heyecanlandığım şeye o da aynı heyecanı göstersin.” “Benim için önemli olan, onun için de aynı derecede önemli olsun.” “Beni seviyorsa benim dünyama benim baktığım yerden bakabilsin.” Bu gerçekleşmediğinde içimizde bir kırgınlık, yalnızlık ya da görülmeme hissi oluşabiliyor. “Beni an

İrem Çekiç İncesu
9 Tem5 dakikada okunur


Bir Mesaj Neden Seni Bu Kadar Sarsıyor?
Bir mesaj geç gelir.Bir ses tonu değişir. Karşı taraf eskisi kadar sıcak yazmaz. Kısa cevap verir. Eskiden hemen dönerken şimdi birkaç saat sonra yazar. Ve bir anda zihnin çalışmaya başlar. “Benden uzaklaşıyor mu?” “Ben mi yanlış bir şey yaptım?” “Artık eskisi gibi hissetmiyor mu?” “Bu mesajın altında başka bir anlam mı var?” “Şimdi ne yapmalıyım?” Belki sadece bir mesajdır. Belki karşı taraf gerçekten yoğundur. Belki o an yorgundur. Belki de aranızda konuşulması gereken bir

İrem Çekiç İncesu
2 Haz5 dakikada okunur


Ayakkabınızdaki Taşı Neden Çıkarmıyorsunuz? "Tanıdık Acı" ile Vedalaşma Pratiği
Uzun bir yürüyüşte olduğunuzu hayal edin. Yol güzel, manzara akıp gidiyor ama aniden ayakkabınızın içine küçük bir taş giriyor. Mantıken yapmamız gereken şey çok basittir: Durmak, eğilip ayakkabıyı çıkarmak ve o taşı silkelemek. Ancak çoğumuz bunu yapmayız. "Aman şimdi tempom bozulmasın" , "Birazdan geçer nasıl olsa" ya da "Hedefe varmama az kaldı, idare edebilirim" diyerek yürümeye devam ederiz. Zaman geçer. O küçük taş her adımda topuğunuza biraz daha batar, canınızı yaka

İrem Çekiç İncesu
6 Nis2 dakikada okunur


Özel İçerik | Zihnin "Keşke" Tuzağından Çıkmak: Pişmanlığı Kabule Dönüştürme Pratiği
Sevgili yol arkadaşım, bu güvenli alana hoş geldin. Bugün seninle omuzlarımızı aşağı çeken, nefesimizi sığlaştıran ve enerjimizi en çok sömüren o ağır histen, pişmanlıktan konuşacağız. Çoğumuz geçmişte yaptığımız hataların, "yanlış" seçimlerin gölgesinde yaşıyor, zihnimizde sürekli aynı kaseti başa sarıp kendimizi en acımasız yargıcın önüne çıkarıyoruz: "Nasıl bu kadar aptal olabildim?", "Keşke o gün o kararı vermeseydim." Ama sana kendi hayatımdan bir sır vereyim: Ben pişma

İrem Çekiç İncesu
28 Mar3 dakikada okunur


Özel İçerik | Burası Bir Dönüşüm Değil, "Kalma" Alanı: Birlikte Santosha Pratiği
Sevgili yol arkadaşım, bu güvenli alana hoş geldin. Şu an bu satırları okurken omuzlarının ne kadar gergin olduğunu, nefesini ne kadar sığ aldığını ya da zihninde kaç farklı sekmenin açık olduğunu bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var: Buraya, dışarıdaki o yorucu gürültüden bir anlığına uzaklaşmak için geldin. Sürekli "daha iyi bir versiyonunu" üretmeni bekleyen, durmadan iyileşmeni, hep pozitif olmanı ve potansiyelini bir an önce gerçekleştirmeni dikte eden o dünyaya bugün se

İrem Çekiç İncesu
20 Mar2 dakikada okunur
bottom of page