20'li Yaşlarımı Adadığım 9 Yıllık İlişkinin Ardından: Kendi Yolumu Nasıl Yeniden İnşa Ettim?
- İrem Çekiç İncesu

- 12 Mar
- 3 dakikada okunur

Geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabımda paylaştığım bir içeriğin altına, birçoğunuzun kalbinden geçen o ağır ama evrensel soru düştü: "İrem, tüm bunların üstesinden nasıl geldin?"
O videonun altında biriken onlarca yorumu tek tek okudum. Çoğunluğu kadınlardan oluşan, aynı acının farklı versiyonlarından geçmiş, o karanlık tünelde kendi yönünü bulmaya çalışan insanların eşsiz dayanışmasını gördüm. Sizi o kadar iyi anlıyorum ki; çünkü o tünelin tam ortasından ben de geçtim.
Ben, 20'li yaşlarımın tamamını adadığım o 9 yıllık ilişkinin faturasını ödeyip ayrılalı çok oldu; takvimler 2019'u gösteriyordu. Aradan uzun bir zaman geçti, sular duruldu, zihnim berraklaştı. Fakat "O ilk zamanlarda, o yıkımın ortasında nasıl ayakta kaldın?" diye sorarsanız; bugün bu yazıda, kendi iyileşme ve farkındalık reçetemin temel taşlarını tüm şeffaflığıyla sizinle paylaşmak istiyorum.
Bu bir "zaman her şeyin ilacıdır" yazısı değil; bu bir "külleri kendi ellerinle nasıl süpürürsün" rehberidir.
1. Profesyonel Destek: Kör Noktalarınızı Aydınlatın
Bunu iyileşme listesinin en başına yazıyorum, çünkü bu adımın sürece katkısı asla küçümsenemez. Çoğu zaman "Benim çok iyi dostlarım var, onlarla dertleşmek bana yetiyor" yanılgısına düşüyoruz. Ancak şefkatli bir dost omzu ile, hayatınıza objektif bir ayna tutarak size rehberlik eden bir profesyonel birbirinden tamamen farklıdır.
Eğer tek başınıza içinden çıkamayacağınızı hissediyorsanız, bütçenizin bir kısmını kesinlikle bu alana –bir psikoloğa veya ihtiyacınıza yönelik profesyonel bir koça– ayırmalısınız. Profesyonel destek, o karanlık tünelde size sadece bir el feneri uzatmaz; o feneri nasıl tutacağınızı öğretir.
2. Kendi Yolunu İnşa Etmek (Ama Sandığınız Gibi Değil)
Büyük bir ayrılığın ardından genellikle şu klişe tavsiye verilir: "Kendine yatırım yap." Bu cümlenin altı maalesef genellikle yeni kıyafetler almak, kuaförde saatler harcamak veya estetik dokunuşlarla doldurulur. Elbette bunlar size anlık olarak iyi hissettirebilir; ancak benim bahsettiğim ve beni gerçekten iyileştiren yatırım bu değildi. Benim yatırımım tamamen zihinsel, ruhsal ve bedensel bir inşaydı.
Şunu bir düşünün: 9 yıl, bir insan hayatında, özellikle de 20'li yaşlarda devasa bir süredir. O yıllar boyunca adımlarınızı hep "biz" diyerek atar, ortak bir yolun haritasını çizersiniz. Gün gelip o yoldan saptığınızda yaşadığınız en büyük travma sadece birini kaybetmek değil, kendi yönünüzü kaybetmektir. Çünkü beyniniz 9 yıl boyunca bir başkasına göre hizalanmıştır.
Kendi yolunuzu baştan inşa etmek, bazen o ilişkide geçen yıllar kadar uzun sürebilir. Ben bu süreci sağlam temeller üzerine kurmak için şunları yaptım:
Bedenime Dönüş: Yoga ve meditasyonla, zihnimdeki o durmak bilmeyen gürültüyü susturup bedenimi yeniden hissetmeye başladım.
Zihinsel Beslenme: Bana yeni perspektifler katacak kitapların, felsefelerin içine daldım.
Farkındalık: İçe dönüş eğitimlerine, mindfulness atölyelerine katıldım.
Merkezlenme: Hayatımın merkezine, uzun bir aradan sonra sadece "kendimi" aldım.
3. Başlarda Çok Zor Olacak, Acıyı Kabul Edin
Bütün bunları okurken içinizden, "İrem, söylemesi kolay ama benim içim yanıyor, merkezime nasıl kendimi alayım?" dediğinizi duyar gibiyim.
Çok haklısınız. Başlarda hiç kolay olmuyor. Zihniniz eski alışkanlıklarına dönmek istiyor, çok zorlanıyorsunuz, defalarca kez tökezliyorsunuz. Zaten tam da bu yüzden o profesyonel desteğe ihtiyaç duyuyoruz. Duyguları bastırmak yerine onlara alan açtığınızda ve pratiklerle kendi içinizdeki gücü minik bir kıvılcım olarak dahi hissettiğinizde, gerisi gelmeye başlıyor. Sonrası tamamen size kalıyor; tırnaklarınızla kazıya kazıya, ilmek ilmek kendi yeni yolunuzu inşa ediyorsunuz.
Herkesin Yolu Parmak İzi Gibidir
Burada anlattıklarım size bir ilham, bir pusula olabilir. Ancak unutmayın; ilişkiler ve yaşanan acılar tıpkı parmak izi gibidir, tamamen kişiye özeldir. Her ilişkinin kendi dinamikleri, kendi yıkıntıları ve kendi çıkış yolları vardır. Benim hikayemden feyz alın, evet. Ama günün sonunda kendi eşsiz yolunuzu, kendi ihtiyaçlarınıza göre siz inşa edeceksiniz.
Benim o büyük enkazın altından kalkabilmemin en temel sırrı; kendi yolumu inşa edebilecek manevi yatırımları yapma cesaretini göstermemdi. O cesaret sizin içinizde de var. Sadece üzerindeki tozları üflemeniz gerekiyor.
Gökyüzü her zaman kapalı ve bulutlu olmayacak; bulutların arkasındaki güneşi ve gecenin sonundaki sabahı hatırlamanız niyetiyle... ☀️
Sevgiyle kalın.




Yorumlar