top of page

Yaşamı Olduğu Haliyle Kabul Etme Çabam ve İlişkiler

Bir zamanlar hayat benim için çok karmaşıktı.

Söylenmeyenleri anlamaya çalışıyordum.

Gitmekle kalmak arasında kalıyor, sessizliklerde yolumu kaybediyordum.

Bir şeylerin peşinden koşmam gerektiğini, bazen varlığımı ispat etmem gerektiğini sanıyordum.

Şimdi hayatım çok daha basit.


Bana ulaşırsan karşılık veririm.

Sessiz kalırsan, ben de sessiz kalırım.

Halimi sorarsan, seni gerçekten okurum.

Benden gelen şey, bana gelenin yansımasıdır artık.


Bu bir mesafe koyma değil.

Bu, bir netlik hali.



Peşinden koşmam.

Baskı yapmam.İkilemlerde kalmam.

Çünkü öğrendim ki; ilgiyi zorlayarak büyüten ilişkiler değil, huzurla akan bağlar kalıcı oluyor.

Artık ilgiden çok huzura değer veriyorum.


Zaman için yalvarmam.

Kimseyi kendime zorlamam.

Alan ihlali yapmam.

Kimsenin alanına da girmek istemem.

Birinin bana verdiği enerji neyse, ben de orada dururum.

Ne fazlasını isterim, ne eksiğini telafi etmeye çalışırım.


Enerjiye inanıyorum.

Çünkü hayat boyunca şunu gördüm:İ

İnsanlar söylediğinden çok, davrandığıyla konuşuyor.


Bana gerçek olana karşı sorgusuz bir sadakatim var.

Ama oyun oynarsan…Uzaklaşırsan…Ya da sessizce kaybolursan…

Tartışmam.

İtiraz etmem.

Sormam.

İpucunu alırım.

Alanına saygı duyarım.

Çünkü artık şunu biliyorum:

Gitmek isteyen birini tutmak sevgiden değil, alışkanlıktan gelir.


Ben şu sıralar hayatı olduğu haliyle kabul etmeyi öğreniyorum.

İnsanları değiştirmeden.

İlişkileri zorlamadan.

Bu kabul hâli, ilişkilerimi de dönüştürdü.

Daha az kişi, daha az gürültü…Ama daha çok iç huzur.


Belki bu bir olgunluk dönemidir.

Belki bir eşik.

Belki sadece yorulduktan sonra gelen bir durulma.

Ama bildiğim tek şey şu:

Hayatım artık çok basit.

Ve bu sade hâl, bana uzun zamandır hissetmediğim kadar iyi geliyor.


🌿 Benlik Farklılaşması: Yakınlıkta Kendin Kalabilmek

Bu yazıda anlattığım “sessizliğe saygı”, “zorlamamak”, “aldığım enerjiyi yansıtmak” ve “karşılıklılık” hali; psikolojide Benlik Farklılaşması olarak adlandırılan kavramla birebir örtüşür.


Dilay Süloğlu’nun çalışmalarında sıkça vurguladığı gibi:

Benlik farklılaşması; bir insanın ilişkide kalırken kendini kaybetmemesi, yakınlık kurarken sınırlarını koruyabilmesi ve karşısındakini değiştirmeye çalışmadan kendi merkezinde durabilmesi demektir.


Sessiz kalana sessizlikle karşılık verebilmek, oyun oynanmıyorsa bağlanabilmek, oyun başladığında tartışmadan geri çekilebilmek…

Bunların hiçbiri kopukluk değil. Tam tersine, duygusal olgunluğun ve içsel gücün bir göstergesi.

Benlik farklılaşmış bir insan:

  • Sevilmek için kendini açıklamak zorunda kalmaz

  • Anlaşılmak için zorlamaz

  • Gitmesi gerekirse kapıyı çarpmadan çıkar

  • Kalması gerekiyorsa kendini feda etmez

İşte benim son dönemde hayatımda hissettiğim sadeleşme tam olarak buradan geliyor.


🌱 Neden Bu Alanda Çalışıyorum?

Mindfulness, yoga ve psikoloji temelli çalışmalarımdaodaklandığım ana mesele tam da bu:

İnsanların ilişkiler içinde kendilerini kaybetmeden var olabilmesi.


Çünkü fark ettim ki;pek çok kişisel sıkışma, ilişkisel çatışma ve içsel yorgunluk “sevgi eksikliğinden” değil, benlikle temasın zayıflığından doğuyor.

Ben de kendi yolculuğumda bu temas derinleştikçe,hayatımın daha sade,ilişkilerimin daha net ve huzurumun daha kalıcı hâle geldiğini gördüm.


Bu yüzden bugün;benlik farklılaşması, farkındalık ve duygusal regülasyon odağında çalışıyor,insanların kendilerini silmeden bağ kurabildikleri bir ilişki dilini birlikte inşa etmeyi önemsiyorum.


Ve belki de en önemlisi şu:

Artık kimseye kendimi anlatmak için uğraşmıyorum.

Huzurla görülebilen yerdeyim.

Geri kalanını hayata bırakıyorum.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page