top of page

İyi Niyet Bir Yetenek mi, Yoksa Her Sabah Yeniden Yaptığımız Bir Seçim mi?

Bazen etrafıma bakıyorum ve kalbimin sıkıştığını hissediyorum. Bazı insanların inatla, ısrarla öfkeyi, karanlığı ve kötü niyeti beslediğini görüyorum. Sanki bu onlar için bir zırh, bir korunma kalkanı. Bu durum sadece çevrelerine değil, en çok da kendi ruhlarına ağır bir yük bindiriyor. Geçenlerde zihnimde şu soru belirdi:

"Acaba iyi niyetli olmak doğuştan gelen bir şans mı? Yoksa zorlu bir çocukluk geçiren, sevgisiz büyüyen biri için iyi niyetli olmak imkansız mı?"

Bu soruyu sadece kalbimle değil, biraz da bilimle ve kadim öğretilerle harmanlayıp düşündüm.


Yaralı Bir Çocukluk, Katı Bir Yetişkinlik mi Demek?

Psikoloji bize, çocuklukta maruz kaldığımız davranışların dünyayı algılama biçimimizi şekillendirdiğini söylüyor. Eğer bir çocuk sürekli kötülüğe, ihmale veya saldırıya maruz kaldıysa, beyni hayatta kalmak için "tetikte olmayı" öğreniyor. Yetişkin olduğunda gördüğümüz o "kötü niyet" veya "şüphecilik", aslında o çocuğun hala kendini korumaya çalışması olabilir.


Ancak güzel haber şu ki; beyin değişebiliyor. Bilim buna "nöroplastisite" diyor. Yani geçmişimiz ne kadar karanlık olursa olsun, beynimizdeki şefkat ve iyi niyet yollarını, tıpkı ormanda yeni bir patika açar gibi yeniden inşa edebiliyoruz. Yani iyi niyet, mizaçtan gelse de, aslında bir kas gibi; çalıştırdıkça güçleniyor.


Yoga Matının Bize Fısıldadıkları

Yoga ve Mindfulness felsefesinde ise bu konuya çok naif bir yaklaşım var. Zihnimizde "Samskara" dediğimiz eski izler olabilir. Belki geçmişte canımız çok yandı ve bu yüzden dikenlerimizi çıkardık. Ama Yoga bize, niyetin (Sankalpa) gücünü hatırlatır.


Mindfulness, otomatik pilotta gelen o "kötü düşünceyi" fark edip, yargılamadan kenara koyabilme sanatıdır. "Şu an canım yanıyor ve bu yüzden saldırmak istiyorum" diyebilmek ve derin bir nefesle "Hayır, ben nezaketi seçiyorum" diyebilmek... İşte asıl mesele bu.


Seçim Bizim

Gözlemlediğim o inatla kötü niyeti besleyen insanlar için üzülüyorum, çünkü kendi içlerindeki o yumuşak yeri korumak için etraflarına dikenli teller örüyorlar. Ama biliyorum ki, o telleri kaldırmak mümkün.


İyi niyet, her zaman "saf" olmak ya da her şeye "evet" demek değil. İyi niyet; dünyanın tüm zorluğuna ve geçmişimizin tüm ağırlığına rağmen, her sabah uyandığında kalbini ferah tutmayı seçmektir.

Bu ay, gel birlikte bir pratik yapalım. Biri bize ters davrandığında ya da zihnimiz karanlığa kaydığında, sadece bir saniye duralım ve soralım: "Bu benim kaderim mi, yoksa şu an şefkati seçebilir miyim?"


Sevgiyle kalın.


 
 
 

Yorumlar


bottom of page